13 Aralık 2008 Cumartesi

bir mektup

Şu saat itibariyle mağaza görevlisi olarak çalıştığımız bir alışveriş merkezinde bulunuyoruz. Hergün olduğu gibi bugün de güleryüzlü olmamız, işe hevesli görünmemiz, ölçülü ve inandırıcı davrandığımız müşterileri tüketmeye heveslendirmek için hizmet vermemiz gerektiği hatırlatılıyor.

5 gündür bütün Yunanistan yanıyormuş! Liseliler, üniversiteliler, bütün gençlik hergün sokaklarda protesto gösterilerinde çatışıyormuş! Kimin umurunda... Zevkli mikrokosmosları (küçük dünyaları) değişmiyor. Bunların Cumartesi akşamı bir aynasızın bir çocuğu vurmasından da mı haberleri yok diye soracaksınız şimdi. Onca protestoyu duymayan kulakları sağır mıydı diyeceksiniz.

Onların umursadığı tek şey değerli otomobillerinin yanmaması ve mağazalarının taşlanmaması.

Bu isyan sürsün, bütün mahallelerde zirveye çıksın ve hepimiz sokaklara dökülelim! Sesimiz yettiğince haklarımızı isteyelim.

Sadece Aleksi için değil, işyerinde bizden çaldıkları binlerce saat için, müdürün odasında aşağılandığımız, müşkülpesent, güç beğenir müşteriler karşısında öfkemizi içimize gömdüğümüz binlerce an için, reklamlaşan hayallerimiz, oy ve hükümet politikasına dönüşen düşüncelerimiz, sürekli yıpranan hayatımız, gündelik bir döngünün içinde gölgelere dönüşen kişiliğimiz için, kendimiz için de öcümüzü alalım.

Gücümüz yettiğince sürdüreceğiz. Siz de sürdürün. Ne kadar reddetsek de bize ihtiyaç olarak dayattıkları şu 8 saat bittiğinde, akşam yanınızda olacağız.

Hep birlikte, dünyanın bütün gerekçeleriyle sürdüreceğiz!

Çünkü gölge olmayı reddediyoruz!

Çünkü öfkeliyiz!

Çünkü herşeyi değiştirmek istiyoruz!

Yannis ve Flora

çeviri : caner