28 Aralık 2008 Pazar

OYUNA DEVAM ÇAĞRISI

Yer üstünün kanla kurulmuş kentlerinde kelebekler uçuşuyor, Oaxaca, Berlin, İstanbul, Paris, Atina… Bedenler üzerine çöreklenmiş sınırlar ardında bu ne heyula! Sonbahar isyan taşıyor alexis’ten, ramazan’dan öteye. Bilinmeyecek bütün kentler, bütün bilinmeyecek sokaklarda bilinmeyecek çocukların oyun oynadığı zamanlar için şimdi’yi çağırıyor yere doğru kavis çizerek düşen, parçalanıp alevlenen şişeler. Sokak taşları üzerinde hiç acelesi olmayan adımlar dolaştı bastığı yeri dışarısı yapan. “yetişmişlerin” içeriye giremediği oyun alanları geri alındı, göklerin altını “çocuk” katillerinden geri almak için bilinmeyen dillere kelimeler bırakıldı rüzgarlar içinde ; “pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler”.

Arkadaşlarımızı öldürüyorlar! Dün Gazze yeniden bombalandı, dün gibi bugün de ciddiyetler küresinde açlıktan 24bin insan ölmeye başladı; okyanuslara, çöllere, bize, bizden öteye doğru seyahat edecek, gördüklerini anlatacak arkadaşlarımızın ölü bedenlerini istatistik raporlarına geçiriyorlar.

Kendi korku öyküleri telkin eden aileler doğar doğmaz leşçiler gibi etrafımıza üşüşüyor, düşlerimizi çalmaya başlıyorlar, dünyanın bütün çocukları günde en az 5 saat okullara hapsediliyor; tasarlanmış cinayet planlarını üzerimizde uyguluyorlar. Yetişkinler dünyasına ait olmaya direnen, talep edilen sakinliği bozan, gece yarısı uyumak istemeyen, yaşamını gasp ettirmeyen çocuklar disiplin odalarında, karakollarda, iktidar alanlarında yer kürenin yaşamından koparılıyor, dünyanın bütün oyunları yok ediliyor.

Her mahallenin sokağındaki oyunlarımız sürmeli, uyumsuzluğu diri tutmalı, ateşin şenliği köhnemiş ruhlara sıçramalı, oyun arkadaşlarımızı bizden çalan “evler” yıkılıp, ebeveynler ve onların gerontokrat düzenleri, dinleri, cehennemleri, cennetleri kaotik oyun içinde alaşağı olmalı. Atina sonbaharından sıçrayan kıvılcımlar şimdi yaramaz çocukların elinde; çocukların oyunları öğle yemeğine karşı! Sokaklardan vazgeçtiğimizi mi sandınız?

JUPİTER AND SATURN, OBERON, MİRANDA