12 Aralık 2008 Cuma

Yunanistan'daki İsyanın Görmezden Gelinen Anarşist Karakteri

Ağırlıklı olarak Atina ve Selanik'te yıllardan beri çok ciddi anarşist alternatif hayat pratikleri örgütleyen; işgal evlerinde ve komün evlerinde kapitalizmden görece bağımsız bir hayat kurmaya çalışan; yeri geldiğinde faşistlere karşı ırkçılık karşıtı eylemler düzenleyen bir hareket var.

“Kardeşimsin Alexis...”

Merhaba sevgili Foti ve Doğan,

bianet'teki “Yunanistan'da Gerçekten Ne Oluyor?” isimli yazınızı okuduk. Yazının genel çerçevesi ve eylemcilerin hiç de kör şiddet düşkünü vandallar olmadığı gerçeğini ve son derece bilinçli bir yeni kuşak radikalizmin ve anti kapitalizminin cisimleştiğini ifade edişinizi çok değerli buluyoruz. Bu minvalde Türkiye’deki basının bilinçli saptırmasına karşılık isyancıların yanında yer almanız çok değerli. Ancak yazıdaki şu ifade: "Bu gençlerin örgütlü solla, anarşistlerle bağları oldukça esnek" ve yazının geri kalanında anarşist hareketin varlığından bahsetmemenizde yanlış bilgilendirici bir taraf buluyoruz

Ağırlıklı olarak Atina ve Selanik'te yıllardan beri çok ciddi anarşist alternatif hayat pratikleri örgütleyen; işgal evlerinde ve komün evlerinde kapitalizmden görece bağımsız bir hayat kurmaya çalışan; yeri geldiğinde faşistlere karşı ırkçılık karşıtı eylemler düzenleyen bir hareket var.

Sadece Yunanistan'da değil Balkanlara yayılmış ağlar üzerinden haberleşerek koordine olan ve eylemcilik tecrübelerini aktaran; bu minvalde Türkiye'li anarşistlerden bazılarının da uzun yıllardan beri sürekli doğrudan temas kurduğu; tüm dünya anarşistlerince, gerekli gördüklerinde bilinçli bir şekilde yalnızca mülkiyete yönelik şiddete başvurmaktan çekinmeme özellikleriyle bilinen; kendi yerellerinde otonomiye dayalı örgütlenmeleri ve daha ziyade affinity gruplar, otonomlar veya kolektifler şeklinde var oluşlarıyla tanınan Yunanlı anarşistler pek çok başka yerdeki anarşistlere de esin kaynağı oluştururlar.

Sadece eylem fotoğraflarına bakıldığında bile hemen her yerde kara ya da kara kızıl bayrakların görüldüğünü, tahrip edilen binalara bir çok çember içine alınmış A sembolünün çizildiğini, saldırılan hedeflerin dünyanın her yerinde anarşistlerin veya liberter anti-kapitalistlerin ortak tutumuyla hedef alınan büyük şirket kapitalizminin simgesi olan özel mülkler olduğunu da dikkate almak gerekiyor.

Balkan anarşist haberleşme ağlarından, Indymedia’dan, A-infos'tan, savaş karşıtları türkiye mail grubundan ve Yunanistan’da bulunan Türkiye’li bazı anarşist arkadaşlarımızdan düzenli ve çok sık aldığımız bilgiler ve hem Türkiye’de hem de farklı ülkelerde bulunan anarşist arkadaşlarımızın gönderdiği çeşitli haberler ve çeviriler, birkaç gündür İstanbul'da bizlerle birlikte olan Atinalı anarşist yoldaşlarımızın bize aktardıkları, yazınızda gösterdiğinizden farklı olarak bu ayaklanmanın sokaktaki eylem boyutunun büyük oranda anarşistlerce gerçekleştirildiğini doğruluyor.

Hatta Türkiye’deki burjuva basın bile sayıları küçültmeye çalışsa da “anarşist” ya da “iktidar karşıtı” gruplardan bahsediyor, elbette onları mümkün olduğunca amaçsız şiddet düşkünü vandallar gibi göstermeye çalışarak.

Berlin'de, Paris'te, Londra'da ve çarşamba günü de İstanbul'da Yunan konsoloslukları önünde anarşistlerin gerçekleştiği eylemler de bu uluslararası dayanışmanın tesadüf olmayıp anarşistler arası bir haberleşme ve eylemci dayanışması sürecinin sonucu olduğunu göstermeli.

Amacımız hamasi bir anarşizm vurgusu yapmak değil. Yunanistan’daki bütün hareketin anarşizmden mütevellit olduğunu da iddia etmiyoruz. Fakat anarşizmin oradaki sosyal hareketler üzerindeki belirleyici etkisini göz ardı etmemeniz gerek.

Bu kadar kalabalık eylemci toplulukların arkasında büyük bir parti veya yekpare bir örgüt olmadan bu kadar hızlı karar alınması ve şehirlerin isyan sahasına çevrilmesi, tam da anarşizmin karar alma ve onu anında uygulama yönündeki doğrudan eylemci pratiğinin bir parçası. Ancak bu boyut da anarşist hareketi tanımayanlar tarafından fark edilmeden geçiliyor.

Amacımız günümüz anti kapitalist sosyal hareketlerine ve yeni radikalizm biçimlerine çok ciddi oranda rengini veren anti-otoriter, anti-hiyerarşik örgütlenme ilkelerinin, kapitalizme alternatif hayat tarzı arayışlarının günümüz dünyasındaki en etkili esin kaynaklarından birinin de anarşizm olduğunu ve Yunanistan'da sürmekte olan isyan hareketinin anarşist karakterinin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatmak.

Lütfen Türkiye’deki basının Yunanistan'daki eylemcileri öcüleştirmesine karşı onların asıl ruhunu öne çıkarmaya çalışırken gösterdiğiniz titizliğinizi bu konuda da gösterin.

İsyan ve dayanışmayla.(KK-GA/EÜ)

Kürşad KIZILTUĞ-Gülkan AHISKA

kaynak: bianet

kürşad kızıltuğ'un aktarımıyla orjinal metinden çıkarılmış bölüm:

Sevgili Foti, Birikim ve Mesele dergilerindeki yazılarınızı ve söyleşilerinizi zevkle okuyoruz. Sevgili Doğan, İletişim Yayınlarından yeni çıkan derlemenizi, tam da dünya genelindeki sosyal hareketler hakkında kaynak taramak istediğimiz bir zamana rastladığından ötürü dikkatle okumaya başladık. Her ikinizin de birikiminizi ve titiz entlektüel çabalarınızı, ortodoks sosyalist soldan farklı hamasi olmayan tavrınızı takdir ediyoruz. Ancak hem sosyal bilimleri dünyayı anlama ve değiştirme çabasının mihenk taşlarından biri olarak önemseyen kişiler hem de aktivistler olarak, ideolojik polemiklerin ötesinde ve salt ampirik verilere sadakat beklentisiyle, sizlerden ampirik doğruluk konusunda biraz daha titizlik bekliyoruz; tabi eğer anarşizmin hem dünya genelinde hem de Türkiye’deki marksist sol tarafından sürekli görünmezleştirilmesi çabasına siz de ortak olmak istemiyorsanız.