12 Ocak 2009 Pazartesi

Bu Tarih Bizim Değil Ama Bu İsyan Bizim

Devrimleri, sosyal patlamaları ve benzeri ayaklanmaları bir araya getiren gerçeğin ekonomik ve sosyal olduğu kadar, psikolojik faktörleri var. Yunanistandaki kalkışmayı, (isyan) toplumsal, sosyal dürtülerin isyanı olarak açıklamak oldukca zordur. ilerde Yunanistanda ki isyanla ilgili binlerce sayfa yazı yazılacaktır. Bu gün bile, birçokları 68 gençlik hareketini Yunanistan'da ki isyanla kıyaslamakta, teorik çözümlemeler yapmaktadır, ancak bunun yanıtını tarih verecektir ya da hangisinin daha belirleyici olduğunu...

08' in son çeyreğinde, bütün dünyanın gündemine şu ya da bu şekilde oturan, neo- liberal politaların iflası sonucu oluşan ekonomik krizin, henüz ne olup ne olmadığı anlaşılmamışken Yunanistan Hükümetini, işleyişini dumura uğratan sokak gösterileri, karanlığa karşı yakılan, kücücük birer ışık oldu. Bu isyan, sessizliği kırma noktasında, bir çoğumuzun umudu oldu "Neden" diye sorduğumuzda, geldiğimiz ülkenin Türkiye denilen bölümünde, onca ölüme, gözyaşına rağmen sesizliğin devam etmesidir bu örnekleri elbette çoğaltmak mümkündür.

Yunanistan'daki isyanı ya da sosyal patlamayı ayrıcalıklı kılan özgün durumun elbette hâli hazırda yaşanan ekonomik krizle de bağlantısı var. Bunun yanında, dünyayı yöneten egemenlerinin, dünyanın birçok yerinde çeşitle sebeplerle neden oldukları krizler de bu süreci tamalayan etmenlerdir.

Atina'da ki "isyan" 6 Aralık 2008 Cumartesi gece saat 22,00 de 15 yaşındaki Alexandros Grigoropoulos'un, polis tarafından vurulmasıyla mı başladı?

Sokakları ateşe veren, isyanı körükleyen tek bir kurşun muydu?

Yoksa başta KKE (Yunanistan Komünist Partisi) nin de dediği gibi "yüzleri kukuletalı isyancıların provokasyonu" muydu?

Soruları çoğaltmak mümkün, ancak bunun bize katkısının olacağını düşünmek, gerçeğin anlaşılamasını zorlaştırır, durumu karmaşık sorular yumağına dönüştürür.


İsyana açılan her pencerenin , politik yapıların bakış açısına göre değiştiği gerçeğini de bir kenara not almakta fayda var. Bu yüzden yazıyı kaleme alırken, asıl kaygımız, yanlış anlamalara ve anlam kaymalarına engel olmak, her pencereden kısa kısada olsa bakabilmek.

Yunanistan, Marksist sol çeverelerin "ikili bakış açısı" diye dillendirdiği düşünce sistematiğini açalım kısaca; İlk olarak Yunan solunun "isyan"ı iki farklı cepheden değerlendirdiğini belirtelim.

Birinci grupta, isyana en başından beri karşı çıkan, KKE'inin (yunanistan komünist partisi) tavrı var. ikinci grup; Siriza ve Sinaspizmoz'un (radikal sol kaulisyon) ve diğer solun isyandan yana olan tavrı. Bu gruplar eylemlere başından itibaren hemen her boyutta katılarak, zaman zamanda önderlik yaparak, sürecin daha kolay gelişip, anlaşılır olmasını sağlamışlardır. Yunanistan komünist partisinin (KKE) soldan hem söylem hemde pratik olarak ayrılmasının nedeni, 'isyanı' pratik olarak doğru bulmamasından dolayı, 'isyandan' politik ve ideolojik olarak da ayrı durması sonucu, KKE'nin pratik olarak da daha çok sağ çizgiye kayması, hatta yer yer faşizan tutum içine giriyor olması sonucu zaman zamanda Pasok'tan daha geride bir çizgiye savrulamasına sebep oldu. Bu özeliği KKE'nin baştan ayrı bir kategoriye girmesine neden oldu. Ücüncü grup olan, şüphesiz en başından itibaren Yunan Hükümeti mekanizmasını dumura uğratıp, işlemez hale getiren anarşistlerdir.

Anarşistlerin, isyanın başlamasında ki etkisi, belirleyici olmakla birlikte, isyanı Anarşizmin ruhuna uygun tutum içinde, genel seyrine bırakmaları, önderlikten çok, pratikte eylemlerin itici gücü olmaya çalışmaları, anarşistlerin kendilerini politik olarak öne çıkarmak gibi bir çaba içine girmemeleri , sığ ve kısır tartışmalardan uzak durmaları isyanın yayılmasına yardımcı oldu. Tartışmalarda, zaman zaman eylemlerin bitirilip bitirilmemesi de gündem maddesi oldu. Diğer akım ise, "apolitik" diye tabir edilen daha çok üniversite menzunu gençlerin ve futbol taraftarlarının olduğu gruptur.

" 700 euroluk kuşak" ında isyanda yer alması buna bir örnek olarak verilebilir. (okulu bitirip iş hayatına atılan gençlerin, aldıkları maaş nedeniyle kendilerine böyle denmektedir) İlk günden itibaren, isyanın içinde onlar da aktif olarak yer aldılar. Bu grup, politik olarak anarşistlere yakın olmasına rağmen, tamamen bağımsızdır.

"Özgür Avrupanız Yerin dibine batsın!", "Atina'da polis, 15 yaşında bir anarşisti öldürdü!" "Ey iktidar sevicileri; güce tapanlar, seçim sandıklarındaki oylarıyla iktidarın tuğlaları olanlar! Doğayı, insanları katletmeye; türleri yok etmeye, daha ne kadar devam edebileceksiniz ya da seyirciliğiniz ne kadar devam edecek? Bu ölümü hissedebiliyor musunuz?'' diye soruyorlardı isyancılar. Bardağı taşıran son damlaydı bu. Ekim ortalarında çıkması beklenen çatışmalar, solun da etkisiyle Aralık ayının ilk günlerine ertelenmişti. Yunan polisi, daha bir ay önce yabancılar polis merkezi önünde ki gösteride Pakistan kökenli bir mülteciyi öldürmüş, ancak buna anarşistlerin dışında kimse tepki vermemiş - hatta olayı yatıştırma görevini de bir nevi Sol üstlenmişti. Düzenlenen cenaze töreninde atılan slogan : "Ne bekliyorsunuz? mutlaka bir Yunanlı'mı öldürülmeli?"ydi. Talihe bakın ki bir ay sonra, atılan slogan ete kemiğe bürünmüştü... Ekim ayının son günlerinde gerçekleşen bu olay sonrasında, anarşistlerin işgal kararının Diktio tarafından indymedya iletişim sitesinde yayınlanmasıyla eylemin gerçekleşmeşi engellenmişti. Gece yarısı eylemin iptal edilmesi, görece olarak sonun başlangıcını hızlandırdı.


Elbette birçok politik çevrenin bakış açısı farklı. Anarşist hareketin öncülüğünde başlayan sosyal patlama, KKE yayın organında devleti göreve çağırırken, "güvenlik görevlileri görevini yerine yetirmeye muktedir değilse, KKE gerekeni yapacaktır", derken isyancılara gözdağı veriyordu. İşin ilginç yanı KKE'nin, hedef olan bankalar ve uluslar-arası büyük şirketleri koruma ve kollama görevini üstlenmek istemesi, kendi yayın organlarında TV ' sinde (Kanal 902) isyancıları "kukuletalı çapulcular" olarak tanımlayıp sunması, eylemin esprisi olarak anılmasına sebep oldu.

Bir çok ülkede, Yunan isyancılara destek eylemleri yapıldı. İsyan baş döndürücü şekilde gelişirken, İsyancılar kendilerine verilen uluslar-arası desteğin hakkını vermeye çalıştı, isyan Her şeye bir şekilde yanıt olarak; binlerce insanı çok kısa zamanda toparladı. Su bir kez bendini aşmıştı. Sokak sokak toplanan isyancı gruba, polisin Ekserhia meydanında müdahale etmesi Yunanistan'da hayatı durduracak kıvılcımı çakmasına sebep olmuştu. Politeknik Üniversitesi'nde kısa süren bir toplantının ardından , Atina şehir merkezi savaş alanında dönmüştü, polis karakollarına, bankalara ve uluslararası şirketlere yönelik saldırılar sabahın erken saatlerine kadar sürdü. Sabah saatlerinde isyan Selanik'e Yannena, Iraklio, Hania, Komotini, Midilini, Xanthi, Serres, Sparta, Aleksandrapolis ve Volos'a sıçramıştı. İsyan, bunu başlatan anarşistlerin bile beklemediği düzeye gelmişti. Artık kontrolü kaybeden, kaybedecekti. Ertesi gün Avrupa'dan da destek eylemleri gelince, Hükümet neye uğradığını şaşırmış ve gardının düşmesi ile de konrolü kaybetmişti. Polisin göz yaşartıcı gazla saldırması, eylemleri durdurması beklenirken, aksine eylemlerin yayılmasına neden oldu. Aynı gece ve ertesi gün, eylemciler üç üniversite binasını işgal etmişti. Yürüyüşler, gösteriler, eylemler, isyanlar bütün Yunanistan'ı sarmıştı. Ortaokullu, liseli çocuklar bile eylemlere katılıyor okulları işgal ediyor, bankalara ve polis karakollarına taşlı, molotof kokteylli saldırılar düzenliyordu. İşçiler ise sendika binalarını işgal ederek, isyana destek veriyorlardı. Daha önce belirlenen genel grev de hayata geçince, isyan farklı boyutlara ulaştı.


Yunan Hükümeti İsyancıların ; "bu tarih bizim değil, ama bu isyan bizim" derken, gösterdiği kararlılık karşısında ürktü. Seyirlik sirke dönen ülkeyi, sokakları sakinleştirmek için, İçişleri bakanı, (eylemlerin basladigi sabah) özür dileyip istifa etti. (başbakan istifayı kabul etmiyordu). Yunan Hükümeti, medya da dahil, isyanın bir biçimde temposunun düşeceğini, hatta tamemen bitmesini bekliyordu. Beklenen olmadı, isyan aksine sosyal patlamaya dönüştü. Artık on üç, on dört yaşındaki çocuklar bile polis karakollarına taşlı, molotoflu saldırlar düzenliyordu. "Hepimiz Alex'iz bizi de vurun" sloganları eşliğinde Atina merkezinde, ana caddeler üzerindeki bankalara, alışveriş merkezleri, uluslararası şirketlere saldırıyorlardı. Sokak çatışmalarına alışık olan Yunanistan halkı, daha önceden belirlenmiş genel grevi isyanla birleştirmişti. İçişleri bakanı, bir kez daha medyanın karşısına çıkıp istifa kararını açıklamış olmasına rağmen istifası kabul görmüyordu.

İktidar partisi, Yununistan'da tartışılması bile yasak olan bir konuyla, durumu kurtarma telaşı içinde, isyancılara karşı orduyu göreve çağırma tehditiyle durumu kurtarmaya çalışırken Avrupa'nın büyük devletleri, isyanın kendi ülkelerine sıçramasından korkuyordu. Fransız gazetesi Liberation "Fransa Yunanistan olur mu" sorusunu manşetine taşımıştı. İsyanda, korkan Avrupa, süreci endişeyle izlerken Türkiye'de ise Anarşistler İstanbul Yunan konsolosluğu önünde gösteri yapıp Yunanistan hükümetini protesto ediyordu.

Burada kısa bir parantez açmakda fayda var;

Mustafa Kükçe Ümraniye'de gözaltına alındı, cezaevine sevkinin ardından kaldırıldığı hastanede öldü. (14 Haziran 2007)
Nijerya'lı göçmen Festus Okey, Beyoğlu Polis Merkezi'nde silahla öldürüldü. (20 Ağustos 2007)
İstanbul Yenibosna'da Yürüyüş Dergisini dağıtan Ferhat Gerçek, polis tarafından sırtından vuruldu.(7 Ekim 2007)
İstanbul Avcılar'da bira içtiği gerekçesiyle tartışma açan polis tarafından Feyzullah Ete göğsüne atılan tekme sonucunda öldü. (21 Kasım 2007)
İzmir'de Dur İhtarına Uymadığı gerekçesiyle ateş açılan jipin sürücüsü Baran Tursun, başına isabet eden kurşun sonucu öldü. ( 24 Kasım 2007)
Adapazarı'nda bir hırsızlık ihbarı üzerine İ. T'ye ateş açılması sonucunda şahıs ağır yaralandı.(5 Ocak 2008)
Adana'da Murat Kurtaran adlı kişi banka soygunun ardından öldürüldü. (17 Ocak 2008)
Mimar Hüseyin Turgut, Yalova'da park yeri yüzünden cıkan tartışmada öldürüldü. ( 26 Ocak 2008)
16 yaşında Yahya Menekşe protesto gösterileri esnasında panzerin altında kalarak öldü.
Van'da Nevroz Gösterileri sırasında Zeki Erik göğsüne isabet eden kurşun sonucunda öldü. (15 Şubat 2008)
Yüksekova'da Nevroz Kutlamaları sırasında İkbal Yaşar öldü. 2'si ağır 25 kişi yaralandı.( 23 Temmuz 2008)
Motosikleti parka çekilen Orhan Oflaz öldürüldü, polis memuruna bıçak çektiği söylendi. (10 Temmuz)
Kırıkkale Mülteci Kampı sakinlerinden bir kişi protesto sırasında öldürüldü.(11 Haziran 2008)
Kadıköy'de çocuk yurdunda kalan 18 yaşında ki Yasin Kırbaş sırtından vurularak felç oldu. ( 18 Haziran 2008)
İstanbul Bahçelievler'de Cem İnci kendi kendine söylenirken polise küfür ettiği zannedildi ve öldürüldü. ( 6 Ağustos 2008)
Sivas'ta dur İhtarına uymadığı gerekçesiyle arabasına ateş açılan Turan Özdemir Öldürüldü.
Bursa'da hırsızlık ihbarında dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle arabasına ateş açılan Turan Özdemir öldürüldü. ( 25 Ağustos 2008)
Yürüyüş Dergisi dağıtan Engin Ceber gözaltına alındıktan sonra karakolda ve cezaevinde işkence görerek yaşamını yitirdi. (10 Ekim 2008)
İstanbul Bağcılar'da gözaltına alınan Ahmet Laçin, karakoldan çıktıktan sonra hayatını kaybetti. Polis zanlının çatıdan düştüğünü söyledi. (12 Ekim 2008)
Antalya'da dur ihtarına uymadığı söylenen Çağdaş Gemik motosikleti üzerinde vurularak hayatını kaybetti. ( 27 Ekim 2008)
Zonguldak'ta akli dengesi bozuk olan Erdal Keloğlu, karakola gitmek istemediği icin dövülerek öldürüldü ( 25 Kasım 2008) Türkiye'de ki eylemler elbette Egenin karşı yakasında sevinçle karşılanmıştı, ancak yukardaki nedenlerden dolayi Yunanlı anarşistlerin, Türkiyeli anarşistlere yönelik eleştirileri de vardı. Bir yıl içinde Türkiye ve Kürdistan sınırları içinde, birçok insan Türk polisi ve askeri tarafından öldürülmüştü, ancak yaratılan bu mağduriyetlerle ilgili, Türkiye'li anarşistlerin yeterli eylemler düzenlememiş olması eleştirilerin belirleyici noktası oldu.


Yunanistan'da günlük politikaların belirlenmesinde Eksarhia ve Sindağma'nın öne çıkması ve belirleyici olması artık tartışılmıyor bile. Sindağma Yunan Hükümetinin neo-libreral /kapitalist politikalarını belirlenmesinde merkez olurken, son dönemle birlikte Eksarhia, daha çok Anarşist ve sol politikaların belirlendiği, dünyaya politik açılımların yapıldığı bir merkez konumuna geldi. Artık efendilerin sözünün çokça geçtiği bir yer olmamasının yarattığı durumdan doğan rahatsızlık kapitalist Yunan Hükümetinin rahatını kaçırmış durumda.


Kronoloji

6 aralık: Anarşist Alexandros Grigoropoulos, polis tarafından vuruldu. Alexandros Grigoropoulos'un vurulmasından çok kısa bir süre sonra eylemler başladı.

7 aralik : Atina'da göstericilerin Polis Karakollarına ve Bankalara saldırıları sabahın erken saatlerine kadar sürdü. Polis, göstericilere göz yaşartıcı gazla saldırıdı. Üç üniversite binası; Ekonomi, Hukuk,Panteon işgal edildi. Sabah saatlerinde Selanik'te, büyük bir eylem gerçekleştirildi, Egnatia caddesindeki eylem sırasında 2 polis karakoluna, bazı bankalara saldırıldı ve kimileri yakıldı. Öğlen saatlerinde eylemler Yanneha, Irakli, Chania, Komotini, Mitilini, Xanthi, Serres, Sparta, Aleksandrapolis ve Volos'a sıçradı İç İşleri Bakanını Prokopis Pavlopoulos, sabah saatlerinde kamaraların karşısına geçip, olayla ilgili özür dileyip istifasını açıkladı. Ancak başbakan istifa kararını onaylamadı.

8 aralik: 15.000 kişinin katıldığı bir birleşik eylemle başladı. Gösteriler sırasında birçok banka, süper market, devlet binası, lüks oteller tahrip edildi ya da ateşe verildi. Atina'nın alışveriş caddelerinin nerdeyse tamamı yıkıldı. 3 üniversite ( Politeknik, Hukuk, ASOEE-Ekonomi ) işgal altında ve geri çekilme üsleri olarak kullanıldı. Polisin kulandığı gaz bombası sonucu nefes almak nerdeyse imkansız olunca, genel sağlık konseyi alarma geçti. Çatışmalara binlerce insan katıldı. Aynı gün Bakanlar Kurulu toplandı 'kriz masası kurulduğunu, polisin örnek bir cezaya çarptırılacağını'açıkladı. Bu açıklama isyanı durdurmak yerine isyanın daha genişlemesine neden oldu. isyana Ioannina, Petra, Selanik, Larissa ve Kreta'da katıldı. Hedef neredeyse yalnızca polis binaları, bankalar ve uluslarararısı şirketler oldu.

10 aralik: Genel grev dışında isyana Ioannina, Petra, Selanik, Larissa ve Kreta'da katıldı. Hedef neredeyse yalnızca polis binaları, bankalar ve uluslarararısı şirketler.

11 aralik: Atinada 3000 kişi işgalcilerinin çağrısına uyarak gösteri için sokaklardaydı. Polis ilk kez doğrudan çatışma içinde yer almadı. Selanik Tiyatro Okulu işgalcilerinin çağrısını yaptığı gösteri, lise öğrencilerinin katılımı ile beklenenden daha büyük oldu. Anarşistlerle, lise öğrencilerinin ilk buluşması olan bu eylem gününde Gümülcine'de ki üniversite kampüsünde polisle yer yer catışmların sürdüğü, İskeçe kentinden gelen öğrencilerde katıldı. Gösteriye demir çubuklar ve bıçaklarla takip eden faşistler, siviller yer yer öğrencilere saldırıdılar.

12 aralik:Gösteriler sırasında Alexandros Grigoropoulos'u vuran polisin avukatının bürosu saldırıya uğradı. Lise ve orta okul öğrencileri karakollara taşlı saldırılar düzenledi. Polis Atina'daki Korai Caddesi'nde ki gösteriye saldırarak, en az dört öğrenciyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlardan birisi 13 yaşında bir kızdı; olaya tepki gösteren gazeteciler de polis tarafından ağır biçimde dövüldü. Lise öğrencileri ülke genelinde ve Atina mahallelerinde yeni gösteriler de gerçekleştirdiler. Hükümetin saldırıları devam etti. Kayıt-dışı plaka taşıyan sivil polislere ait bir otomobil Atina-Ilioupolis'teki lisenin önünde iki öğrencinin üzerine sürüldü, iki ögrenci yaralandı Parlemento önünde kı gösteri sonrası öğrenciler işgal altındaki üniversitelere geri çekilindi. Hukuk fakültesinin dışında ki polise ait bir jip yakıldı. Hukuk fakültesi çevresinde ki polis, Taş ve molotof yağmuruna tutuldu Atina'daki öğrenci gösterisi Liseli çocukların "Bizi de vurun!" sloganı ile parlementoya doğru yürüşe geçti. Polis göz-yaşartıcı gazla liseli gençlere saldırdı. Liseli gençler "KATİLLER!" hepimiz alexis sloganları ile karşılık verdi. Atina Ekonomi ve İşletme Fakültesi'ne, üzerinde "Cougias" (katilin avukatı), "git kendini sektir" yazan bir pankart astılar. Patras'tan çatışma haberleri geliyor anarşist, solcu) "parartima" işgalcileri kent merkezindeki bankalara saldırdı. 25 polis karakolu lise öğrencilerinin kuşatması altında. Petroupoli karakolu yedi saat boyunca kuşatıldı. ön-cephesi molotof kokteylleriyle tümüyle yakıldı. Anarşistler ana-akım radyo istasyonu Flash FM'i işgal ederek, yarım saati aşan bir süre kendi mesajlarını yayımladılar.
Anarşistler Atina'daki Agios Dimitrios belediye binasını işgal edip geçici komiteler kurdular. Belediye binası halk tarafından işgal edildi. Yayımladıkları bildiride "Alexis, umarız senin kanın dökülen son masumun kanı olur". "Kaosa katkıda bulunmak için gel!".

13 aralik: Hukuk, İktisat ve Politeknik'te işgaller devam etti. Genel toplantılara 300-500 kişi katıldı. Yunanistan genelinde 300 okulda işgaller devam etti. Ayrıca Agyos Dimitrios Belediyesi de işgal edildi ve 'halk meclisi' çağrısı yapıldı. Salı günü saat 12'de bütün öğrencilerin katılacağı bir yürüyüş çağrısı yapıldı. Devletin kolluk kuvetleri, faşistlerle birlikte anarşistlere, öğrencilere ve göçmenlere yönelik saldırılarını tırmandırıyor. Akşam saatlerinde 5 Filistinli bir de Polonyalı tutuklanıp Koridallos Cezaevi'ne götürüldü. Tutuklananlar, polisle çatışma ve yağmaya katıldıkları gerekçesiyle yargılanacaklar. Gözaltına alınanların yüzde 50'si göçmen ve Arap ülkelerinden göçen 25 kişi antiterör yasasına muhalefetten hakim karşısına çıkarılacaklar.
14-15 aralik: Lise öğrencileri, polis karakollarının önünde toplandı, mahkemelerin önünde dayanışma gösterisi yaptı. Chalandride ki işgalevine silahlı, faşist saldırı yapıldı. Lise öğrencileri Alexandras Bulvarındaki polis karakoluna saldırdı. Solcu/anarşist gruplar saldırıyı protesto gösterisi düzenledi. Solcu/anarşistler şu ana kadar her türlü geleneksel siyasal eylem biçimini aşmış bulunuyorlar. Atina'daki adliye binası önünde gözaltına alınanlarla bir dayanışma gösterisi yapıldı; Pazartesi sabahının erken saatlerinde, tanınmış bir yerel faşist/mayfa grup, Atina'daki işgal altında bulunan Chalandri belediye binasını işgal edenleri tehdit etti. Binadaki insanlar, silahlı tehditi karşısında, işgale cevre halkı testek verdi. Polis helikopteri Atina üzerinde dokuz gündür aralıksız dolaşıyor. Atina'nın eğlence bölgesinde gösteri; onlarca gözaltı; Politeknik çevresinde erken saatlere kadar süren sokak-çatışmaları; Syntagma meydanındaki oturma eylemine polis gözyaşartıcı gazla müdahele etti. Pazar, 14 Aralık 2008 04.20 am. Alexandros'un katledildiği yerden başlayan kendiliğinden bir gösteri Gazi ve Psiri bölgelerine (yani Atina'nın temel eğlence mahallelerine) yöneldi. Eksarhia'ya geri dönüşte, Omonia meydanında, göstericiler saldırıya uğradı ve en az 25 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların büyük çoğunluğu 18 yaşın altında! Bu arada, Atina Politeknik kampüsünü çevreleyen bölgelerde polis ve göstericiler arasında çok yoğun çatışmalar var. Polis arabalarına ve polise onlarca molotof atıldı.polis gaz bombalarının kalmadığını, telsizinden yardım çağrıları yapıyor. Syntagma meydanında blogcular tarafından çağrısı yapılan barışçıl bir gösteriye, 1.30 sıralarında polisin göz-yaşartıcı gazla saldırdı.
aynı saatlerde "Atina, Panormou caddesinde bankalara saldırı düzenlendi. Bir para taşıma aracı içindeki paralarla yakıldı. "Eksarhia sakinleri polisi mahallelerinden kovdu" Ülkede 700 lise, öğrencileri tarafından işgal edildi. Eksarhia polis karakolu yaklaşık 100 kişinin saldırısına uğradı. Alexandros katledilmesinden bir hafta sonrasına denk düşen gecede Eksarhia mahallesinin dört bir yanında barikatlar var. Çatışmalar aralıksız devam ediyor

16 aralik: Salı günü bir başka anarko-ulaşım eylemi daha gerçekletirildi. Eylemciler, bu eylemlerle, kalıcı olarak "üretim-dolaşım-tüketim" döngüsünü bozmayı hedefliyorlar ve oldukça başarılı oldular. Eylemciler Atina Metrosunun Victoria Durağında, "Kendi kendilerini organize eden yolcular, bilet ve kontrolcülerinin sonunu getirecekler" biçiminde saloganlar eşliğinde metroları işgal ettiler. Ayrıca Atinadaki Zografou polis merkezine de eylemciler sabah erken saatlerde müdahale ettiler. Polisi karakolunu ve birkaç arabasını yaktılar.
Devlet televizyonu NET çok kısa bir süre için ele geçirildi. Öğrenciler kısa bir süre ellerinde " İZLEMEYİ KESİN – HERKES SOKAĞA " yazan bir pankartı açtılar. Eksarhialılar, yaptıkları gösteride polisin mahallerinden gitmesini istediler.Anti-polis eylemlerinin diğer mahallelerde de olacağı duyumlarını aldık. Brahmani, Sepolia, Petralona, Nea Ironia ve Dafni."Devletler öldürür. Sessizliğin onları silahlandırır".Göstericiler Agios Dimitros Belediyesini işgal ettiler.

17 aralik Bürokratlar, işgal edilmiş olan işçi konfederasyonuna saldırdılar. Saldırı başarılı olmadı. Saldırı sırasında polisi minibüsü daha yakıldı, İsyan Patras'ta Devlet televizyonunu işgal eden kişiler, hükümetin iftira niteliğindeki sözlerine. Ayrıca bir polis minibüsü daha yakıldı Atina'da. Patrasta, polisin avukatı Pampeloponisiako futbol sahasında bir basın açıklaması düzenleyecekti. Yaklaşık 500 kişi sahanın dışında toplanıp; Çöp teneklerini ateşe verdiler ve barikatlar kurdular.Polis, gaz bombalarıyla saldırdı.

18 aralik: Yunanistan'ın başkenti biber gazı dumanının altında boğuluyor. 5000 kadar eylemci polisile parlamentonun önünde çatışıyor.solcu ve anarşistler selanik'in Stavroupoli bölgesinde bir süpermarkete girdiler. Çıkmadan önce pazar arabalarını yiyeceklerle doldurdup, gelip geçenlere dağıttılar. Dağılmadan önce de hayat pahalılığını protesto eden bildiriler dağıtıp sloganlar attılar. Atina'daki öğrenci yürüyüşüne polis biber gazıyla saldırdı. Polisler yeni model daha güçlü bir gaz kullanıyorlar. Bir para transfer arabası yakıldı.

19 aralik:Bir TV istasyonu daha işgal edildi, Atina ve Selanik'te yeni eylemler, Uluslararası Eylem Günü'nün son hazırlıkları Chania'daki "Kydon TV", medyanın isyanı örtbas eden yalanlarını açığa çıkarmak için bugün işgal edildi. Son birkaç günde onlarca TV ve radyo istasyonu işgali gerçekleşti. Propylea Atina'da devlet baskısına karşı büyük bir konser başlamak üzere. Egaleo (Atina), Sintagma ve Selanik'te eylemler planlanıyor.

20.21.22 aralik: Politeknik işgaline yakın zamanda müdahele olasılığı tartışılıyor.
Politeknik'in rektör yardımcısı tarafından işgalcilere, binanıın artık üniversite yönteminin sorumluluğunda olmadığını ve kontrolün başsavcıya devredildiğini, duyurdu. 98 fm Anarşist radyo, üniversitenin korumalarına binayı terketmelerinin, söylendiğini duyurdu. Politeknik'te, binayı terktmenin gerekli olup olmadığı tartışılırken. Rektör yardımcısının olacağını iddia ettiği şey, devletin kendi kanunlarına göre %100 illegaldir. Üniversiteye polis operasyonu düzenlenmek üzere olduğu iddia edilmekte. Hatta, polisin üniversite yönetiminden izinsiz olarak bir üniversiteye düzenlediği de ilk operasyon olacak. "Giritli saldırıları" olağanüstü başlığı altında olaylara dikkat çeken Yunan basını: , "Iraklion, Crete'de, iki banka ve bir otogaleriye saldırı düzenlendi. Polis, sabah saat 3 sıralarında saldırganların Pancreaten Cooperative Bank Şubesine molotof kokteyli attıklarını belirtti. Şube, ardından gelen yangın ile yıkıldı. Saldırılarda yaralanan olmadı.

23. 24 aralik: Bir grup lise öğrencisi eğitim bakanlığının önünde tatilden önce son olması kararlaştırılan bir miting düzenledi. 15 yaşında bir gencin öldürülmesi üzerine protestolara devam edip etmeyeceklerine Ocak ayının başında karar vermesi beklenen öğrenciler, yaklaşık 700 okul ve üniversitenin işgaline devam edeceklerini ileri sürdü. Eğitim bakanlığı yalnızca 100 okulun işgal edildiğini iddia ediyor. * Atina'da 3000'den fazla protestocu "Polisler, Domuzlar, Katiller" diye slogan atarak yürüdü. Daha erken saatlerde, bir isyan polisi otobüsüne ateş edildi. Yetkililer otobüsteki 19 memurdan yaralanan olmadığını, fakat saldırının polise karşı şiddeti tırmandırabileceği yönünde endişeler oluştuğunu söyledi. Polis otobüsün Atina'da bir üniversite kampüsünden geçerken saldırıya uığradığını söyledi. Yetkililer 7 adet 7.62 milimetrelik kovan topladıklarını belirtti.
Salı günkü yürüyüş şehir merkezindeki birçok dükkanın kapalı kalmasına neden oldu. Bir grup genç bir polis arabasını devirdi. Miting sona ermeden önce protestocular polis şapkası giyen kağıttan yapılma bir domuz modelini ateşe verdiler. Çarşamba günü şehrin ana alışveriş bölgesinde bir protesto daha yapılması planlanıyor. GSEE adını almış olan işgal komitesi tarafından, kadın tutuklularla dayanışma eylemi çağrısı yapıldı. Ekonomi bilimleri üniversitesinde dün halk anarşistleri topluluğunun aldığı karara göre, üniversite işgal eden kişiler eylemi hep beraber ve güvenlik içinde binayı boşaltmaya elverişli bir an
olarak kullanacaklar. Hukuk ve Politeknik işgalleri sürüyor.

25.

aralik: "Giritli saldırıları" olağanüstü başlığı altında olaylara dikkat çeken Yunan basını: , "Dün erken saatlerde Iraklion, Crete'de, iki banka ve bir otogaleriye saldırı düzenlendi. Polis, sabah saat 3 sıralarında saldırganların Pancreaten Cooperative Bank Şubesine molotof kokteyli attıklarını belirtti. Şube, ardından gelen yangın ile yıkıldı. Saldırılarda yaralanan olmadı.
26.

Macin ilk yarisi sonuclandi.. devami 9 ocakta..

Kaynak: Anarşist iletişim